1915'e dair...

Ermeni Soykırımı
Ermeni Soykırımı
Raymond H. Kévorkian
Raymond Kévorkian, yıllar süren araştırmalara dayanan büyük eseri Ermeni Soykırımı’nda bu konuda yapılmış en geniş kapsamlı incelemeyi sunuyor.
Naim Efendi'nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları
Naim Efendi'nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları
Krikor Gergeryan Arşivi

Taner Akçam
Taner Akçam, bu kitapta Osmanlı belgelerine dayanarak Naim Efendi adında bir Osmanlı bürokratının var olduğunu gösteriyor ve ilgili belgeleri yayımlıyor. Yine bunun gibi Naim Efendi tarafından yazılmış bir Hatırat’ın var olduğunu ilk defa açığa çıkartıyor ve bu Hatırat’ın daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bölümlerini okuyucular ile buluşturuyor.
Akıntıya Karşı
Akıntıya Karşı
Ermeni Soykırımında Emirlere Karşı Gelenler, Kurtaranlar, Direnenler

Burçin Gerçek
1915’te emirlere karşı gelerek Ermenileri ölüm yolculuğundan kurtarmaya çalışan devlet memurları, din adamları, aşiret reisleri, köy ağaları ve sıradan insanlar da vardı. Akıntıya Karşı bu insanların hikâyelerini aktarırken, bu tür araştırmalarda karşılaşılabilecek sorunları ve tuzakları da hassasiyetle ele alıyor.
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı
Araştırmalar, Tartışmalar

Ermeni Soykırımı Araştırmaları Uluslararası Bilim Konseyi
Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, çağımızın ilk soykırımını incelerken 20. yüzyılın ürünü olan bir kitlesel şiddet eylemleri çağını da sorguluyor.
24 Nisan 1915
24 Nisan 1915
Nesim Ovadya İzrail
“...Üç ay sonra, karım ve çocuklarımla beraber mutlu olacağımı düşündüm. Sonra bakındım, tek başıma serbest bırakıldığımı görünce, yoldaşlarımın yüzlerindeki korku ve hayal kırıklığını fark ettim. İnce yapılı insanlar. Hükümete karşı bir parmağını bile kaldırmamış insanlar vardı aralarında. Bunların çoğu asla benim kaderimi paylaşmayacaklardı. Bunların çoğu yakında öldürülecekti. Gerçekleşecek olanlar içime doğmuştu, kederimle sevincim neredeyse eşitlenmişti.” AVEDİS NAKAŞYAN
Kanunların Ruhu
Kanunların Ruhu
Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek

Taner Akçam, Ümit Kurt
Osmanlı Ermenilerinin 1915’te yaşadıkları büyük felaket sadece insanların hayatlarına mal olmadı. Geride onların Anadolu’daki varlıklarının simgesi, kültürlerinin izi olan pek çok emlakın da kalmasına sebep oldu. Ermeni mallarının ne olacağı, “tehcir”e tâbi tutulan Osmanlı vatandaşlarının dönüp mallarını alıp alamayacakları tartışması uzun yıllar devam etti.
Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması
Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması
Sessizlik, İnkâr ve Asimilasyon

Taner Akçam
Türkiye’de Ermeni soykırımını tartışmayı zorlaştıran, yok farz edilen, yapısal ve inşa edilmiş çeşitli engeller var. Sessizlik, inkâr ve asimilasyon bu engellerin jenerik isimleri olarak telaffuz edilebilir. Taner Akçam, Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması’nda bir araya getirilen makalelerinde bu engelleri çeşitli örnekleri ile tartışıyor.
Ermeni Meselesi
Belgelerin Işığında
Ermeni Meselesi

Marcel Leart (Krikor Zohrab)
II. Meşrutiyet döneminde mebus olan Krikor Zohrab’ın, Avrupa kamuoyunu harekete geçirmek üzere 1913’te Marcel Léart ismiyle kaleme aldığı bu kısa metin, imparatorluk tebaası olarak Ermenilerin sosyal, iktisadi, kültürel ve hukuki durumlarını da verilerle izah ederken, Ermeni meselesi konusunda yapılması istenenlerin de kapsamlı bir dökümünü sunuyor.
1915 Yazıları
1915 Yazıları
Taner Akçam
Akçam, sadece Türk diplomasisinin içine düştüğü açmazları değil “soykırım”ın ne olup ne olmadığını da inceliyor.
‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’
‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’
Osmanlı Belgelerine Göre Savaş Yıllarında Ermenilere Yönelik Politikalar

Taner Akçam
İttihat ve Terakki, Balkan Savaşları ertesinde içine düşülen ve adım adım bütün ülkeye yayılan köşeye sıkışmış olma duygusuna, Anadolu topraklarının, gayrimüslim unsurlardan arındırılarak Türkleştirilmesi ile cevap verdi. Sadece iktisadi hayatın değil, sosyal ilişkilerin ve giderek ülkenin etnik bileşiminin de “homojenleştirilmesi” anlayışı, sistemli bir politika olarak hayata geçirildi.
Büyük Felaket'ten Sonra
Büyük Felaket'ten Sonra
Soykırım'ın Gölgesinde Ermeni-Türk İlişkileri

Thomas de Waal
Thomas de Waal, 1915-1916 sonrası Ermenistan-Türkiye ilişkilerini ortaya koyuyor. Soykırımın yaşandığı yıllardan günümüze, bu iki ülkenin kurmaya çalıştığı ancak bir türlü başaramadığı ilişkinin gidişatını ele alıyor. Tarafsız bir gözlemle, hem Ermenilerin Soykırım’ı neden bir türlü aşamadığını, hem de Türklerin direndikleri inkâr politikasını inceliyor. Sınırın kapanmasından “futbol diplomasisi”ne, Zürih’te yapılan protokollerden Hrant Dink katliamına, Surp Giragos Ermeni Kilisesi’nin ibadete açılmasından Azerbaycan’ın bu iki ülkenin girişimlerine balta vurmasına dek uzanan çok farklı süreçleri, bu iki ülkenin geçmişi nasıl geride bırakarak sağlıklı bir ilişki kurabileceklerine dair sunduğu öneriler eşliğinde tartışıyor.
Türkiye'de Etnik Çatışma
İmparatorluktan Cumhuriyete
Türkiye'de Etnik Çatışma

Erik Jan Zürcher (Der.)
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında nüfus kompozisyonunda değişikliklere yol açan gelişmeler, 1850-1950 arasında Avrupa’da görülen genel tabloya uygun düşmektedir. Milliyetçilik bu dönem boyunca demografi mühendisliğini biçimlendiren temel faktör olmuştur. Erik Jan Zürcher’in hazırladığı bu derleme, ulus inşası sürecinde etnik politikaların mantığını ve işleyişini gösteren makalelerden oluşuyor.
Modern Türkiye'nin İnşası
Modern Türkiye'nin İnşası
Doğu Anadolu’da Ulus, Devlet ve Şiddet (1913-1950)

Uğur Ümit Üngör
Uğur Ümit Üngör, farklı etnik kimliklerin yıllarca beraber yaşadığı bir sosyal hayatın merkezi olan doğu vilayetlerinin, milliyetçi seçkinlerce nasıl nüfus politikalarının odağı ve kitlesel şiddetin sahnesine dönüştürüldüğünü gösteriyor.
Parçalanan Devrim Düşleri
Parçalanan Devrim Düşleri
Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Hürriyetten Şiddete

Bedross Der Matossian
Farklı etnik-dinî grupları barındıran Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyasında, dünyada yükselen devrim dalgalarından ve meşrutiyet hareketlerinden de etkilenilerek, 1908’de meşrutiyet ilan edildi. 1789 Fransız Devrimi’nin sembollerinden “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganını öne çıkararak Osmanlı yurttaşlığı yaratmayı amaçlayan bu devrim, Parçalanan Devrim Düşleri’nde, ülkedeki baskın olmayan gruplar açısından inceleniyor.
Hodorçur
Hodorçur
Vatanını Arayan Bir Gezginin Seyahati

Raffaele Gianighian
Hodorçur, Raffaele Gianighian’ın 1915 Ermeni Soykırımı sırasında yaşadıklarının birinci ağızdan aktarımı.
Bir Zamanlar Ermeniler Vardı
Bir Zamanlar Ermeniler Vardı
Ömer Laçiner, Ümit Kıvanç, Şükrü Argın, Ahmet Çiğdem, Ahmet İnsel, Etyen Mahçupyan, Hamit Bozarslan, Taner Akçam, Suavi Aydın, Melissa Bilal, Timuçin Binder, Yetvart Danzikyan, Hans-Lukas Kieser
Türkiye toplumunun büyük ve derin kaybı Hrant Dink’in katledilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Anısına hazırladığımız bu derlemeye, yine onun anısına hazırladığımız sayıdan ve uğruna kurban edildiği “Ermeni Sorunu”na dair sayının makalelerinden seçtiğimiz yazıları aldık (Birikim, sayı 193-194 ve 214). “Bir Zamanlar Ermeniler Vardı!..” sayısını hazırladığımızda Hrant hayattaydı ve “sorun”un her iki tarafının, Ermeniler ve Müslüman Türk-Kürtlerin, içine hapsoldukları o fasit daireyi kırabilmek için olağanüstü bir çaba içerisindeydi. .
Onlar Gittiler Biz Barışı Yitirdik
Onlar Gittiler Biz Barışı Yitirdik
Ermeni Soykırımı ve Kürtler


Kitap, Kürt coğrafyasında soykırımla yüzleşme üzerine bir tartışma açıyor.
Yüzyılı Anlamak
Yüzyılı Anlamak
Evrensel Bir Tarih Yorumu

Dan Diner
Büyük İngiliz tarihçi Eric Hobsbawm’ın 20. yüzyıla “kısa” demesinin nedeni, ona çok şey sığması ve çok hızlı geçmesiydi. Dan Diner’in bu çok yankı uyandıran kitabında yaptığı, filmi geriye sarmak ve en tehlikeli sahneleri ağır çekimde oynatmak... Onun mesafeli bakışı, zaten bildiğimizi varsaydığımız olayları başka bir gözle görmemizi sağlıyor.
"M. K." Adlı Çocuğun Tehcir Anıları
"M. K." Adlı Çocuğun Tehcir Anıları
1915 ve Sonrası

Baskın Oran
9 yaşında tehcire uğrayan Adanalı Ermeni Manuel Kırkyaşaryan, tüyler ürperten yaşam öyküsünü anlatıyor. İki gün içinde annesini de babasını da kaybedişini, etrafındaki herkesin öldürülüşünü, bir tür esir pazarında satılışını, evlatlık gittiği evlerden kaça kaça, on yıl dolana dolana sonunda hayatta kalan akrabalarını buluşunu...“Benim ismim M.K.” diye söze başlayan Manuel Usta’nın anlattıkları insanı ürpertiyor.
Iskalanmış Barış
Iskalanmış Barış
Doğu Vilayetleri'nde Misyonerlik, Etnik Kimlik ve Devlet 1839-1938

Hans-Lukas Kieser
Iskalanmış Barış, Tanzimat’tan başlayarak İkinci Dünya Savaşı arifesine uzanan süreçte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Türk, Kürt, Ermeni, Rum ve Süryani etnik toplulukların kimlik inşa macerasını anlatıyor. Bölgedeki Protestan misyonlarının –giderek Batılı devletlerin politikalarından özerkleşen– etkinliklerinin bu maceradaki özel etkisine eğilerek...
İsyan Toprakları
İsyan Toprakları
Türkiye’nin Unutulmuş Halkları Arasında

Christopher De Bellaigue
Elinizdeki kitap Varto’dan başlayarak, bu topraklarda yaşamış azınlık halkların çok geniş bir dönem aralığında yaşadıklarını ve mücadelelerini aktarıyor.
Modern Türkiye’nin Şifresi
Modern Türkiye’nin Şifresi
İttihat Ve Terakki’nin Etnisite Mühendisliği (1913-1918)

Fuat Dündar
Yirminci yüzyılın başı, Osmanlı İmparatorluğu’nun etnik haritasının çizildiği, tebaanın etnik kökenlerine göre hesaplandığı, yerleşim alanlarının nasıl yeniden biçimlendirileceğinin sorgulandığı bir dönemeçtir. İttihat ve Terakki, Osmanlı Devleti’nin dinsel cemaatlere yönelik olarak kullandığı takibat metotlarını geliştirip “modernleştirerek” etnik kimlik temelli araştırmalar haline getirdi.
Araftaki Ermenilerin Hikayesi
Araftaki Ermenilerin Hikayesi
“Ne Hz. İsa’ya, ne de Hz. Muhammed’e yaranabildik”

Vercihan Ziflioğlu
Vercihan Ziflioğlu, “Ne Hz. İsa’ya ne Hz. Muhammed’e yaranabilen” araftaki hayatları anlatıyor. Saklanmanın, yüzleşmenin ve “açığa çıkmanın” deneyimleri…
Baybahanlı Nubar
Baybahanlı Nubar
Karadeniz’den Bir Ermeni Yetimi

Halil Erhan
Halil Erhan, Karadeniz’den bir Ermeni yetimi Baybahanlı Nubar’ın, yani dedesinin hayat hikâyesini anlatırken geniş bir panorama çiziyor: Hamidiye Alayları’nın baskınları; Ermenilerin yaşayışları ve zaman içinde uğradıkları zulümler; vicdanlı biri tarafından kurtarılan, Müslüman olarak büyütülen bir yetimin verdiği hayat mücadelesi; Karadeniz köylerindeki ağalık düzeni... Nubar’ın ya da Müslümanlaştırılıp Türkleştirildikten sonraki adıyla Kamil’in gerçekle kurgunun iç içe geçtiği yaşam öyküsü, 1900’lü yılların başlarından itibaren Karadeniz’deki yaşama, kültüre, dönüşüme dair malumatı da ince detaylarla veriyor.