Yamaç
Çeviri
Ergin Altay

ISBN
9789750508486

1. baskı - Mayıs 2011
902 sayfa
38,00 TL




Yamaç

İvan Gonçarov

“Rayski’de çoğu zaman, 1840-1850’lerde dostum olan birçok insanı görür gibi oluyordum. Onlar da sistemli çalışmaktan hoşlanmıyorlardı.”
Gonçarov

19. yüzyıl Rus ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Gonçarov, ölmeden önce tamamladığı son kitabı Yamaç’ta, Oblomov’da olduğu gibi yine kahramanıyla öne çıkıyor.

“Rayski’de çoğu zaman, 1840-1850’lerde dostum olan birçok insanı görür gibi oluyordum. Onlar da sistemli çalışmaktan hoşlanmıyorlardı.”
Gonçarov
 
19. yüzyıl Rus ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Gonçarov, ölmeden önce tamamladığı son kitabı Yamaç’ta, Oblomov’da olduğu gibi yine kahramanıyla öne çıkıyor. Gonçarov, kahramanı Rayski’nin ahbabı İvan İvanoviç’le ve kadınlarla ilişkisini anlattığı Yamaç’ta, 19. yüzyıl Rus toplumunun resmini çizerken, eleştiri ve tespitlerini de başkarakteri üzerinden dile getiriyor.
Gonçarov’u yalnızca Oblomov ile hatırlayan okurlar için Yamaç, yazarı yeniden keşfetme imkânı sunuyor.
 
“Gonçarov, Rayski’nin kişiliğinde ’sanatsal Oblomovculuğu’, ‘boş yere heba olan Rus yeteneğini’ okura anlatmaktadır. Öte yandan, kahramanını sert bir dille eleştirirken, onun yaşam, sanat, aşk üzerine gereksiz heyecanını da yermektedir.”
ERGİN ALTAY


Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Yamaç
ISBN
9789750508486
Orijinal Adı
Обрыв
Fiyat
38,00 TL
Kapak
“Seeing off a Recruit,” 1879
Yayın No
İletişim - 1607
Dizi No
İletişim Klasikleri - 52
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
902 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
722 gr
Baskı
1. baskı - Mayıs 2011
Yazar
İvan Gonçarov
Çeviren
Ergin Altay
Dizi Editörü
Orhan Pamuk
Editör
Belce Ünüvar
Kapak
Suat Aysu
Kapak Resmi
İlya Repin
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Ayten Koçal
Baskı ve Cilt
Sena Ofset

İvan Gonçarov

18 Haziran 1812 tarihinde Simbirsk’te (bugünkü adıyla Ulyanovsk) geniş ve varlıklı bir tüccar ailede dünyaya geldi. Babasının babası 18. yüzyıl ortasında orduya olan hizmetleri sayesinde toprak sahibi soylu sınıfa yükselmişti; ailenin geri kalanıysa hububat ticaretiyle uğraşmıştı. Babası Aleksandr İvanoviç birkaç dönem Simbirsk’e belediye başkanlığı da yapmış saygın bir adamdı; Gonçarov’un biyografilerinde babasının dindar ve hüzünlü, annesi Avdotya Matveyevna’nın ise sert ve disiplinli olduğu yazar. Babasını erken yaşta kaybettikten sonra başlayan eğitim hayatı onu aile mesleğinden uzaklaştırarak doğuştan yeteneği olan edebiyata yakınlaştırdı. Moskova Üniversitesi’nin dilbilim fakültesine girdi ve en yakın arkadaşlarından Rus yazar Mihail Lermontov (1814-1841) ile burada tanıştı. Gonçarov’un otuz yılı aşan, pek de parlak denemeyecek bürokrasi kariyeri üç yıl sonra üniversiteden mezun olması ve St. Petersburg’a taşınmasıyla başladı. Burada samimi olduğu Maykov ailesi ve özellikle Nikolay Maykov, edebiyat çevrelerini tanımasına ve yazmaya başlamasına ön ayak oldu; ilk öyküsü “Şans Eseri Yanılgı” ailenin özel derleme kitabında çıktı. Ailenin çocukları olan Apollon (şair) ve Valeriyan’a (eleştirmen) Latince ve Rus edebiyatı dersleri veriyordu. Belinski’yle arkadaşlığı sayesinde tasarladığı üçlemenin ilk kitabı Sıradan Bir Hikâye (1847) ona erken gelen bir başarı kazandırdı. Rus fırkateyni Pallas’ın koramiraline özel kalemlik ettiği seyahat sırasında Uzak Doğu ve Japonya’yı gördü; St. Petersburg’a döndükten sonra izlenimlerini Pallas Fırkateyni: Seyahat Notları adıyla yayımladı (1858’de kitaplaştırıldı). Gonçarov yetişkinlik hayatı boyunca depresyonla ve teşhis edilmemiş zihinsel sorunlarla mücadele etti: Çağdaşı İvan Turgenyev’i (1818-1883) intihalle suçlaması da onu ileride münzevi bir hayata götürecek olan paranoyaklığının erken bir işaretiydi. “Oblomov’un Rüyası” (1849) öykü halinde yayımlandıktan on yıl sonra Gonçarov’un eklemeleriyle Oblomov adıyla yayımlandı (1859). Bu yıllarda devletin kurduğu sansür heyetine katıldı, ancak bu daireye hizmetleri uzun sürmedi ve 1867 yılında emekli oldu. 1869 yılında yayımlanan Yamaç, üçlemesinin son halkasıydı. Okurlardan gördüğü ilgiye rağmen eleştirmenlerce beğenilmediğinden Gonçarov’un edebiyattan uzaklaştığı söylenebilir: Ömrünün son yirmi yılında denemelerini ve anılarını çeşitli yerlere yazdı. 1890 yılında felç geçirdi; ertesi sonbahar yakalandığı zatürreeden sonra 24 Eylül 1891’de hayatını kaybetti. Aleksandr Nevsky Manastırı’na gömüldü, 1956 yılında külleri Volkovo Mezarlığı’na taşınmıştır. Varlığının neredeyse tamamını uşağının ölümünden sonra hamiliğini üstlendiği karısı Aleksandra Treygut ve üç çocuğuna bıraktı. Gonçarov hiçbir zaman çağdaşlarının Slavcılık-Batıcılık çatışmasına aktif olarak dahil olmadıysa da, hayalci gelenekselcilikle aşırı pragmatizm arasında varolan uçurumu kendisinde ve çevresinde görmüş ve bu konuya romanlarında çeşitli açılardan mercek tutmuştur.



İvan Gonçarov

Tüm İvan Gonçarov kitaplarını görmek için tıklayınız.