Bilinmeyen Şaheser
Çeviri
Renan Akman

ISBN
9789750512285

3. baskı - Nisan 2016
107 sayfa
11,00 TL




Bilinmeyen Şaheser

Honoré de Balzac

Cézanne, Picasso gibi ressamlara, yazar Henry James’e, yönetmen Jacques Rivette’e ilham veren öyküyü, Renan Akman’ın incelikli çevirisiyle ve Picasso’nun gravür ve desenleriyle birlikte sunuyoruz.

Sanatla gerçekliği buluşturmaya adanmış büyük bir dehanın ve yakıcı bir tutkunun öyküsü…

Başta ressamlar olmak üzere, her alandan sanatçıyı etkilemiş olan Bilinmeyen Şaheser, yaratıcılığın sınırları ile sanatçının kusursuzluk arayışı arasındaki çatışmanın ağır bedelini, yani deliliği yürek burkucu bir biçimde işliyor ve okuyucuyu varoluşsal bir sorgulamaya sürüklüyor. Cézanne, Picasso gibi ressamlara, yazar Henry James’e, yönetmen Jacques Rivette’e ilham veren öyküyü, Renan Akman’ın incelikli çevirisiyle ve Picasso’nun gravür ve desenleriyle birlikte sunuyoruz.

“Enfes ironilerle dolu küçük bir başyapıt.”
KARL MARX
 
"Frenhofer, onu tanıyan her sanatçının benliğinin bir parçası haline gelmiştir.”
ARTHUR C. DANTO
 
 


Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Bilinmeyen Şaheser
ISBN
9789750512285
Orijinal Adı
Le Chef-d’œuvre inconnu
Fiyat
11,00 TL
Kapak
“Interior of the Studio of Abel de Pujol”, 1836
Yayın No
İletişim - 1903
Dizi No
İletişim Klasikleri - 60
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
107 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
100 gr
Baskı
3. baskı - Nisan 2016 (1. baskı - Ağustos 2013)
Yazar
Honoré de Balzac
Çeviren
Renan Akman
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Yayına Hazırlayan
Bahar Siber, Berna Akkıyal, Emrah Serdan
Önsöz
Deborah A. Harter
Önsözü Çeviren
Dilek Şendil
Sonsöz
Eric Gans
Sonsözü Çeviren
Renan Akman
Kapak
Suat Aysu
Kapak Resmi
Adrienne-Marie Grandpierre-Deverzy
Kitaptaki Gravürler
Pablo Picasso
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Melek Özmüş
Baskı ve Cilt
Sena Ofset

Honoré de Balzac

HONORÉ DE BALZAC (Tours, 20 Mayıs 1799 - Paris, 18 Ağustos 1850). Honoré Balzac, Fransa’nın Touraine bölgesindeki Tours kentinde doğduğunda annesi henüz 19 yaşındaydı. Doğar doğmaz bir dadıya verdiler. Aile ocağına geri döndüğünde 4 yaşındaydı. 1807-1813 yılları arasında Katolik bir eğitim veren Vendôme Koleji’ne devam etti. Yatılı olarak okuduğu ve 6 sene boyunca, tatiller de dahil evine hiç dönmediği yarım kalan bu eğitimden sonra, 1814 yılında 4 ay kadar Tours Koleji’ne devam etti. Babasının Paris’e tayin olması üzerine ailesiyle birlikte Paris’e gitti. Charlemagne Lisesi’nde okudu. 1816’da hukuk eğitimine başladı, aynı zamanda Sorbonne Üniversitesi’ndeki bazı derslere devam etti. 1819’da hukuk bakaloryasını başarı ile verdi ama mezuniyet imtihanlarına girmeyerek lisans diplomasını almadı. Babası emekliye ayrılarak ailesiyle beraber Paris’i terk etti. Ama Balzac bu kentten ayrılmayı reddederek kendisini tamamıyla edebiyata adadı. Manzum bir tiyatro eseri kaleme aldı: Cromwell (1820). Eser pek ilgi görmedi. Bunun üzerine tarihî roman yazmayı düşünen Balzac, takma adla birçok eser kaleme aldı. 1822-1827 arasında yazdığı bu gençlik romanları gelecekteki romanlarının tohumlarını içermekteydi. Kalemiyle zengin olamayacağını düşünen Balzac ticarete atılmaya karar verdi. Bir yayınevi kurdu, bir matbaa satın aldı ama bastığı kitaplar satılmıyordu, ortakları tarafından yalnız bırakıldı ve 1826’da büyük bir borçla karşı karşıya kaldı. Editörlük hayatı hüsranla sona erince yeniden yazı hayatına dönmeye karar verdi. 1829’da siyasi ve askerî bir roman olan ve ilk defa kendi ismini taşıyan Köylü İsyanı (Şuanlar) adlı romanını yayımladı. Aynı yıl Evliliğin Fizyolojisi adlı eserini de kaleme aldı, eser, kadın okuyucular tarafından çok tutuldu. Balzac artık bir yazar olarak edebiyat dünyasındaki yerini almıştı. 1830’dan itibaren çeşitli edebiyat dergilerinde yazılar yazdı. 1831’de yayımlanan Kırmızı Han adlı eserinde soyadının başında “de” ekini kullanmaya başladı: Honoré de Balzac. Aynı zamanda Tılsımlı Deri adlı eseri üzerinde çalışıyordu, romanın baş kahramanı da kendisi gibi şöhret, servet ve kadın peşindeydi. 1831’de çıkan bu kitapla Balzac artık şöhretin zirvesindeydi, yazdığı 3 eserle “editörlerin idolü, yayınevlerinin sevgili çocuğu, kadınların favori yazarı” olmuştu. Tılsımlı Deri, İnsanlığın Komedyası’nın ana hatlarının belli olduğu yaratıcı dönemin başlangıç eseri sayılır. Eserinin bütününü kavramaya yarayan “Felsefi İncelemeler”in temelinde yer alan bu romanın yanı sıra Louis Lambert’i (1832), Seraphita’yı (1835) ve Mutlak Peşinde’yi (1834) sayabiliriz. “Örf ve Adetler üzerine İncelemeler”in içinde yer alan “Özel Hayattan Sahneler” Gobseck’le (1830) başlar, Otuzundaki Kadın’la (1831) devam eder. “Paris Hayatından Sahneler”in ilk kitabı Albay Chabert’dir (1832-1835), onu, On Üçlerin Romanı izler (1833-1835). “Taşra Hayatından Sahneler”, Tours Papazı (1832) ve Eugénie Grandet (1833) ile şekillenir, “Köy Hayatından Sahneler” de Köy Hekimi (1833) ile başlar. Kendi deyimiyle bir katedralinkine benzeyen eserinin planı artık ortaya çıkmıştır. “Örf ve Adetler üzerine İncelemeler”, “Felsefi İncelemeler” ve “Çözümleyici İncelemeler” olarak üç ana bölümden oluşan eserin “Örf ve Adetler Üzerine İncemeler” bölümü 6 alt bölüme ayrılır: “Özel Hayattan”, “Taşra Hayatından”, “Paris Hayatından”, “Siyasi Hayattan”, “Askerî Hayattan” ve “Köy Hayatından” sahneler. Bu dev eserin yapımında çok önemli bir aşamayı temsil eden ve “Özel Hayattan Sahneler”de yer alan Goriot Baba 1834’te yayımlandı. Bundan sonra romanlar giderek hızlanan bir tempo içinde yayımlanmaya başladı. Bunlar arasında Vadideki Zambak’ı (1835-1836), 1837-1843 yılları arasında yazılan Kaybolan Hayaller’i, Nüsingen Bankası’nı (1838), Köy Papazı’nı(1839), 1838’le 1847 arasında kaleme alınan Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti’ni, Bette Abla’yı (1846), Kuzen Pons’u (1847) sayabiliriz. İnsanlığın Komedyası’nın tamamını 145 başlık altında toplamayı planlayan Balzac, 1845’te sadece 85 eser kaleme alabilmişti. Sonuç olarak İnsanlığın Komedyası, yazarın hayatında yayımlanan 90 eserle sınırlı kalacaktı. Eser bütünüyle o dönemin tarihi ve sosyal gerçeklerinin tanıklığını yaparken aynı zamanda 1789’dan itibaren Fransa’da süre gelen toplumsal değişimi ve 1815’le 1848 arasında Fransız burjuvazisinin yükselişini izlememize de olanak sağlar. Gazetecilik de yapan Balzac iki kısa ömürlü dergi çıkardı: La Chronique de Paris (1835) ve Revue Parisienne (1840). Anne sevgisinden mahrum büyüyen Honoré bu sevgiyi ve aşkı kadınlarda aradı. İlk sevdiği kadın kendisinden 22 yaş büyüktü, Mme de Berny, onun için hem bir anne hem bir sevgiliydi. Yazarı şekillendirdi, korudu, destekledi. 1821’de başlayan ilişkileri 1836’da Mme de Berny’nin ölümüyle sona erdi. Ama gerçek aşkı, son olarak sevdiği Polonyalı bir kontes olan Evelyne Hanska’da buldu. 1832’de yazışmalarla başlayan ilişkileri ancak 17 yıl sonra
1850’de gerçekleşen evlilikleriyle taçlandı ama evlendikten birkaç ay sonra, 51 yaşındaki yazar hayata veda etti. Önceleri liberal bir görüşe sahip olan Balzac, zaman içinde monarşizmi ve kralcılığı benimsedi ama eserlerini kaleme alırken gerekirse siyasi kanaatlerinden ve sınıfının önyargılarından sıyrılmasını da bildi. Fransız romanının bu usta yazarı zamanının ve sonraki yüzyılın bir çok yazarını da derinden etkiledi. Eserleri, Türkçe de dahil, dünyanın pek çok diline çevrildi, yazar hakkında pek çok kitap yazıldı. Paris’in “Père Lachaise” mezarlığında yatan Balzac, arkasında elliye yakın tamamlanmamış eser bıraktı. Paris’te son yaşadığı evlerden biri Balzac Müzesi’ne dönüştürüldü.