Aile Mutluluğu
Çeviri
Mehmet Özgül

ISBN
9789750517211

2. baskı - Nisan 2016
188 sayfa
17,00 TL




Aile Mutluluğu

Lev Nikolayeviç Tolstoy

Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.

Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.

Tolstoy Aile Mutluluğu’nu, 1856’da Valeria Arseneva adlı zengin ve yetim bir genç kızla yaşadığı aşk ilişkisinden esinlenerek 1859’da kaleme aldı. Kendisinden yaşça büyük olan Sergey Mihayloviç’le evlenen on yedi yaşındaki Maşa’nın evliliğini ve evlilikle ilgili naif beklentilerini gözden geçirmek zorunda kalışını hikâye eden Aile Mutluluğu, Tolstoy’un daha sonra yazacağı iki büyük romanı Savaş ve Barış ile Anna Karenina’daki temaların da habercisidir.

“Tolstoy bize gerçekliğin kendisini değil, en duru halini sunar.”
LIONEL TRILLING

“Muazzam bir hayat derlemesi olan Tolstoy’u okumak hepimiz için olağanüstü bir olay, mutlu bir tesadüf gibidir.”
HENRY JAMES

Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Kitabın Adı
Aile Mutluluğu
ISBN
9789750517211
Fiyat
17,00 TL
Kapak
İlya Repin, “Piyano başında”, 1905
Yayın No
İletişim - 1131
Dizi No
İletişim Klasikleri - 24
Alan
Klasik Dünya Edebiyatı
Sayfa Sayısı
188 sayfa
En
130 mm
Boy
195 mm
Ağırlık
169 gr
Baskı
2. baskı - Nisan 2016 (1. baskı - Mart 2015)
Yazar
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Çeviren
Mehmet Özgül
Dizi Yayın Yönetmeni
Murat Belge
Yayına Hazırlayan
Güneş Akkor, Emrah Serdan
Önsöz
Hugh Mclean
Önsözü Çeviren
Serim As Özdemir
Sonsöz
Edward Wasiolek
Sonsözü Çeviren
Serim As Özdemir
Kapak
Suat Aysu
Uygulama
Hüsnü Abbas
Düzelti
Ümran Özbalcı, Merve Öztürk
Baskı ve Cilt
Sena Ofset

Lev Nikolayeviç Tolstoy

9 Eylül 1828’de Moskova yakınlarında bulunan Tula’daki Yasnaya Polyana Malikanesi’nde zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İki yaşında annesini, dokuz yaşında babasını kaybetti ve akrabaları tarafından yetiştirildi. 1844’te Kazan Üniversitesi’ne girdi fakat resmî eğitime duyduğu tepkiyle 1847’de Yasnaya Polyana’ya geri dönerek kendi kendisini yetiştirmeye karar verdi. 1852’de orduya katıldı ve burada boş zamanlarında yazmaya başladı. 1857’ye kadar Çocukluk, İlkgençlik ve Gençlik adlarında üç ciltlik otobiyografik romanını tamamladı. 1854’te Kırım Savaşı’na katılan Tolstoy, buradaki tecrübelerinden yola çıkarak Sivastopol’u kaleme aldı. 1857’de Fransa, İtalya ve İsviçre’yi kapsayan ilk Avrupa seyahatine çıktı ve eğitim kurumlarıyla ilgili bilgi topladı. Rusya’ya dönüşünde köylü çocuklar için bir okul açtı. 1859’da Aile Mutluluğu adlı romanını yazdı. 1860’ta tekrar Avrupa gezisine çıktı ve Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’da eğitim kurumlarıyla ilgili araştırmasını derinleştirdi. Bu dönemde kendine ait ahlâk felsefesi de biçimlenmeye başlamıştı. 1862’de Sofya Andreyevna Behrs’le evlendi. 1863’te yazmaya başladığı ve başyapıtı olarak kabul edilen Savaş ve Barış’ı 1869’da tamamladı. Romanın başarısından cesaretle, 1873 ila 1877 arasında ikinci büyük romanı Anna Karenina’yı yazdı. 1880’den itibaren devlete ve kiliseye ağır eleştiriler yönelteceği kitaplar yazmaya başladı ve Tolstoyculuk düşüncesinin yapıtaşlarını oluşturdu. 1886’da İvan İlyiç’in Ölümü’nü, 1889’da Kroyçer Sonat’ı yayımladı. 1895’te Efendi ile Uşağı’nı yazdı. Aynı yıl Kilise’ye ağır eleştiriler yönelttiği son büyük romanı Diriliş’i yazmaya başladı; 1899’da yayımlanan roman, Rus Ortodoks Kilisesi’nden aforoz edilmesine sebep oldu. Son romanı Hacı Murat’ı 1896’da yazmaya başladı; 1904’te tamamlayacağı eser, ancak ölümünden sonra yayımlanacaktı. Tolstoy 1900’den sonra zamanının çoğunu din, toplum, ahlâk, sanat konularındaki görüşlerini anlatan yazılar yazmaya ayırdı. Bu dönemde, yazar kimliğinin yanı sıra ruhani ve ahlâki bir lider olarak da ün saldı. Hayatı ile fikirleri arasında tutarlılık sağlamak amacıyla, giderek daha sade bir yaşam sürmeye başladı. Önce içkiyi ve tütünü bırakıp köylüler gibi giyinmeye başladı, ardından ölümünden sonra mal varlığını köylülere bırakmaya karar verdi. Mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle ailesiyle, özellikle de karısıyla arası açıldı. Bu anlaşmazlık, son yıllarını gitgide artan bir psikolojik sıkıntı içinde geçirmesine sebep oldu. 1910 sonbaharında içinde bulunduğu şartlara daha fazla dayanamayarak küçük kızını ve doktorunu yanına alıp evi terk etti ve bir süre sonra, 20 Kasım’da Astapovo’da zatürreeden öldü. Cenazesi iki gün sonra, binlerce kişinin katıldığı bir törenle Yasnaya Polyana’da defnedildi.