Öteki
 İnsancıklar yayımlandığında, dönemin büyük edebiyat eleştirmeni Belinski, Dostoyevski’yi şöyle övmüştü: “Yeni bir yazarın, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, ama bu roman Rusya’da hayatın sırlarını öyle kahramanlarla veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi.” Ama bu övgülerin sarhoşluğuyla hemen ikinci romanını, Öteki’yi yazıp yayımlayan genç yazarı, bu sefer sert eleştiriler, daha da beteri büyük bir kayıtsızlık ve sessizlik bekliyordu. Dostoyevski’nin ilk kitabıyla kazandığı ilgi ve şöhreti kaybetmesine sebep olan, ama ölümünden sonra, başka dillere çevrildikçe değeri daha iyi anlaşılan bu unutulmaz romanını, Ergin Altay’ın Rusça aslından yaptığı çeviriden ve gelmiş geçmiş en büyük Dostoyevski uzmanı Joseph Frank’in kapsamlı sonsözüyle sunuyoruz.
“İleride Öteki’den benim başyapıtım olarak söz edecekler.”
Dostoyevski
Kardeşi Michael’e yazdığı bir mektuptan, 16 Kasım 1845
“Öteki, Dostoyevski’nin yazdığı en güzel şeydir.”
Vladimir Nabokov
|
|
|
Öteki, Dostoyevski'nin yazdığı en güzel şey değil. Ama en kötüsü de değil. Belki güzel bir fikir erken harcanmış, ne fark eder? Yine de Dostoyevski! Hem, gözünü para, statü hırsı bürümüş, egoları tavan yapmış bizler, istediğimizi elde edebilmek için ne kadar alçalabiliriz ki? En fazla Öteki, en az öteki kadar.
Ozan YILMAZ |
|
|
|