Teorisyenliðiyle olduðu kadar siyasal duruþu ve mücadeleci yanýyla da en önemli Marksist düþünürlerden olan Antonio Gramsci’nin hayatýný tüm yönleriyle ele alan bu kitap, Gramsci üzerine yapýlmýþ en iyi çalýþmalardan birisi. Faþist Mussolini Ýtalyasý savcýlarýnýn “Bu beynin iþlemesini yirmi yýl durdurmalýyýz,” dedikleri, en verimli yýllarýný hapishanelerde geçirmek zorunda kalan Gramsci’nin yaþamýný yakýnlarýyla yaptýðý görüþmelerin yaný sýra, mektuplarý ve yazýlarýyla iþleyen Fiori, sadece bir hayatý anlatmakla kalmýyor dönemin zengin bir panoramasýný da sunuyor. “Aklýn kötümserliði, iradenin iyimserliði” düsturunu sahiplenmiþ, en özgün ve düþünceleri hiç eskimeyen devrimciyi daha iyi kavramak için mutlaka okunmasý gereken bir eser.
“Çocuklarýn fotoðraflarýný aldým, beni ne kadar sevindirdiðini tahmin edersin. Gerçekten gövdeleri ve bacaklarý olduðunu kendi gözlerimle görmek de çok sevindiriciydi, üç yýldýr yalnýzca baþlarýný gördüðüm için kanatsýz meleklere dönüþtüklerini düþünüp üzülmeye baþlýyordum.”
Bu kitabýn amacý da Gramsci’nin kendi portresini tamamlamak, zaten bildiðimiz “baþýna” –düþün adamý ve siyasal önder– “gövde ve bacaklar” eklemek. Yani çocukluktan olgunluða, açlýk, aþk ve yavaþ ölüm günlerinde, “bütün” kiþiliðini oluþturan insanî etkenleri göstermek. Kitap, yakýn arkadaþlarýnýn verdiði adla “Nino” Gramsci’nin portresidir.
GIUSEPPE FIORI