Edebiyat Eleştirisi ve Tarihi

Beliyat-ı Mudhike ve Karı Koca Masalı
Beliyat-ı Mudhike ve Karı Koca Masalı
ve Ahmet Mithat Kaynakçası

Ahmet Mithat
Ahmet Mithat’ın, 19. yüzyıl Osmanlı dünyasında yazmaya ve edebiyata verdiği önem ve harcadığı emek, hayranlık uyandıracak kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Ahmet Mithat, pek çok edebiyat eleştirmeni ve tarihçisi tarafından yeterince önemsenmemiş olsa da, eserlerinde kullandığı deneysel anlatım tarzları, gerçek bir edebiyatçı olarak yazdığı metinler üzerine düşündüğünü ve çalıştığını gösteriyor.
Efendime Söyleyeyim
Efendime Söyleyeyim
Hasan Ali Toptaş Kitabı

Elinizdeki kitap, Hasan Ali Toptaş’ın hem eserlerinin hem de kendisinin bugünden görülen bir profili olarak kurgulandı. Hayatı üzerine şimdiye kadar yapılan en ayrıntılı söyleşi ve romanlarını kurguladığı dünyası… Eserlerini yabancı dillere çevirenlerin, tiyatroya ve sinemaya uyarlayanların deneyimleri…
Osmanlı Romanının İmkânları Üzerine
Osmanlı Romanının İmkânları Üzerine
İlk Romanlarda Çok Katmanlı Anlatı Yapısı

Şeyda Başlı
Cumhuriyet sonrası eleştirel söylem içinde, ideoloji doğrultusunda belirlenmiş bir kanona ve indirgenmiş tartışmalara hapsolan, acemiliklerin ve yetersiz taklitlerin romanı olarak sunulan Osmanlı romanına, 21. yüzyılda yeni bakış açıları kazandırmak mümkün mü?
Babam Cemil Meriç
Babam Cemil Meriç
Ümit Meriç
Bu kitapta, düşünen ve yazan Cemil Meriç’ten çok, yaşayan Cemil Meriç var karşınızda. Bazen samimi bir dost, bazen asabî bir hoca. Bazen müşfik bir baba, bazen münzevî bir aydın. Ömrünün otuz karanlık yılını ışık dolu harflerle eserlerine işleyerek körlüğün narını ilmin nuruna çeviren bu “fikir işçisi”nin mahremiyetine giren her insana söylediği bir sözü tekrarlayarak sunuyoruz: “Oku evladım!”
Sanat ve Edebiyat Yazıları
Sanat ve Edebiyat Yazıları
Murat Belge
Sanat ve Edebiyat Yazıları, Murat Belge’nin dil, edebiyat ve sanat üzerine yazdığı yazıların bir derlemesi. Murat Belge bu yazılarında, Türkçe’nin dil tartışmalarıyla klasik Türk müziğinin, Türkçe edebiyat eserleriyle dünya edebiyatı kahramanlarının tarihsel ve kültürel bir tartışmada bir araya gelmelerini sağlıyor.
Ana Metne Taşınan Dipnotlar
Ana Metne Taşınan Dipnotlar
Türk Edebiyatı ve Kültürlerarasılık Üzerine Yazılar

Laurent Mignon
Kültürel özcülük ve milliyetçilikten uzak başka bir edebiyat tarihi anlayışı yaratmak mümkün mü? Mignon bu sorudan yola çıkarak, karşılaştırmalı edebiyat ve Türk edebiyatı tarihi çalışmalarında ismine yalnızca dipnotlarda rastlanan edebiyatçı ve düşünürleri ana metne taşıyor; bunu yaparken de edebiyat tarihi konusunda şimdiye kadar tartışılmadan kabul görmüş bazı görüşleri sorguluyor.
Oğuz Atay'a Armağan
Oğuz Atay'a Armağan
Türk Edebiyatının "Oyun/Bozan"ı

Elinizdeki derleme kitap, Tutunamayanlar ilk çıktığı günden bugüne kadar Oğuz Atay hakkında çıkan yazı ve eleştirilerden; Oğuz Atay’ın hayattayken yazdığı yazılarından ve gerçekleştirdiği söyleşilerden oluşmaktadır. Kronolojik olarak yerleştirilen yazılar, bugüne kadar Oğuz Atay üzerine söylenenler dışında “söylenmeyenleri” de yansıtmaktadır.
Edebiyat Tarihimizden
Edebiyat Tarihimizden
Hasan Âli Yücel
T.C. tarihinin en ünlü Millî Eğitim Bakanlarından ve aynı zamanda önemli edebiyatçılarımızdan Yücel’in, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu merkeze alarak 20. yüzyıl Türk edebiyatı üstüne yaptığı bu karşılaştırmalı inceleme, çağdaş bir klasik niteliğindedir.
Amerikan Edebiyatı
Amerikan Edebiyatı
Daniel Royot
Amerikan edebiyatı, diğer ülke edebiyatlarından birtakım temel özellikleriyle ayrılır ve özgünleşir. Yepyeni bir dünyada yeşermesi, uçsuz bucaksız bir mekân üzerine yayılması, Eski Dünya'nın yabancı olduğu deneyimlerin bolluğu, ülkenin kolonileşme döneminden geçerek değişik bir siyasal ve toplumsal örgütlenme deneyimi yaşaması, Protestan ve Kalvinci göçmenlerin damgasını vurduğu dünya görüşü, düşünce adamlarının yanı sıra “öncü”lerin örneğinde somutlaşan eylem adamlarının yarattığı ikilik ve bu ayrımın sonucunda ortaya çıkan kültür parçalanması, pragmatik, ütopik ve deneyci düşüncenin birbirine paralel gelişmesi, Amerikan edebiyatının benzersiz niteliklerini belirleyen ögelerdir.
Şinasi
Şinasi
Ziyad Ebuzziya
Şiirde halka yönelmeyi hedeflemiş; hak, hukuk, adalet, medeniyet gibi kavramları şiirle buluşturmayı denemiş, ülkesinde bağımsız gazeteciliğin öncüsü olmuş, ilk yerli tiyatro oyununa imza atmış gerçek bir yenilikçi üzerine, İbrahim Şinasi üzerine kapsamlı bir inceleme.
Osmanlı Kapısında Büyümek
Osmanlı Kapısında Büyümek
Ahmet Mithat Efendi'nin Hikaye ve Romanlarında Gayrimüslim Osmanlılar

Fazıl Gökçek
Toplumunun tüm kesimlerine ve meselelerine duyarlı olan Ahmet Mithat Efendi, eserlerinde Osmanlı’nın çok milletli yapısını yansıtmıştır. Osmanlı Devleti’nin pek çok sorunla yüz yüze kaldığı, reformlarla Batı karşısında siyasî bütünlüğünü ve varlığını sürdürmeye çalıştığı bir dönemde yazmış, bu sorunlara cevap aramıştır. Gayrimüslim nüfusun da önemli bir mesele olarak ortaya çıktığı süreçte, sorunu “Osmanlılık” üst kimliği içinde çözmek gerektiğini savunmuştur.
Louis Aragon - Elsa Triolet
Louis Aragon - Elsa Triolet
Undo Hörner
Birinci Dünya Savaşı ertesinde farklı beklentilerin cazibe merkezi konumundaki Paris, Doğu’dan ve Batı’dan gelen göçmenlerin akınına sahne olmaktadır. Kafeleri, tiyatroları ve galerileriyle albenili bir dünya sunan bu şehri ev olarak benimseyenler arasında, Elsa Triolet ile Louis Aragon da vardır. Elsa iç savaşın perişan ettiği Sovyetler Birliği’nden kaçmış ve geçmişte kalan kalp kırıklıklarına sünger çekerek “mutlak aşkı” bulmak arzusuyla buraya sığınmıştır.
Ludwig Wittgenstein - David Pinsent
Ludwig Wittgenstein - David Pinsent
Justus Noll
Batı felsefesinin kilometre taşlarından Tractacus Iogico-philosophicus´un yazarı Ludwig Wittgenstein ile ileride Nobel Ödülü alacak bir ekiple önemli havacılık araştırmalarına imza atmış olan David Pinsent, yirminci yüzyılın başlarında Cambridge´deki öğrencilik yıllarında tanışırlar. Sosyal hayata dönük bir yapıya sahip olan David, içine kapanık ve halet-i ruhiyesinde büyük iniş çıkışlar yaşayan Ludwig´in en yakın arkadaşı olur.
Güçlük Nerede?
Güçlük Nerede?
Orhan Şaik Gökyay
Orhan Şaik Gökyay’ın çeşitli dergi ve yıllıklarda yayımlanmış makalelerini kronolojik olarak biraraya getirerek yayıma hazırladığımız üç ciltlik Seçme Makaleler elinizdeki kitapla tamamlanıyor. Daha önce yayımladığımız Eski, Yeni ve Ötesi ile Kim Etti Sana Bu Kârı Teklif’te olduğu gibi Güçlük Nerede? kitabında da; dil, edebiyat, folklor, tarih ve edebiyat tarihi araştırmalarıyla düşünce ve kültür dünyamıza büyük katkılarda bulunmuş olan Orhan Şaik Gökyay’ın konulara hâkim, kaynaklara dayalı, derin dil ve tarih bilgisiyle yüklü, titizlikle, adeta oya işler gibi işlenmiş makalelerini, bilgisizliğe, laf ebeliğine karşı giriştiği amansız polemikleri okuyacak, “destûrsuz bağa girenler”i nasıl hırpaladığını gözleyeceksiniz.
Helene Weigel - Bertolt Brecht
Helene Weigel - Bertolt Brecht
Carola Stern
Epik tiyatro öğretisiyle 20. yüzyıl tiyatrosuna yön vermiş büyük kuramcı, yönetmen ve oyun yazarı Bertolt Brecht ile onun sanatsal tasavvurlarını hayata geçiren, oynadığı rollerle epik tiyatroya cisim kazandıran oyuncu Helene Weigel... 1920’lerin başında bu iki insanı birbirine çeken, ortak tiyatro tutkuları ve komünist dünya görüşüne duydukları yakınlık olur.
Zelda Sayre - F. Scott Fitzgerald
Zelda Sayre - F. Scott Fitzgerald
Kyra Stromberg
Zelda Sayre ve F. Scott Fitzgerald’ın karşılaşmaları I. Dünya Savaşı’nın son günlerine rastlar. Bir yanda dans, tiyatro, edebiyat gibi birçok alanda gözardı edilemez bir yeteneğe sahip Güney dilberi; diğer yanda başarılı olmaya ve yüzyılın en önemli yazarları arasına girmeye ant içmiş Kuzeyli delikanlı.
Dali-Gala
Dali-Gala
Ressam ve İlham Perisi

Herbert Genzmer
Sürrealizmle, `Bay Sürrealizm` denecek kadar özdeşleştirilmiş dünya meşhuru uçuk ressamla, onun sevgilisi, ilham perisi, hamisi (ve pazarlamacısı!) rollerini üstlenen bir kadının, Gala`nın acaip hikâyesi.
Lauren Bacall - Humphrey Bogart
Lauren Bacall - Humphrey Bogart
Undo Hörner
Dudağının uzantısı haline gelmiş sigarası, trençkotu, “cool” haliyle bir kült. İyi-kötü ve sert adam. Maçoluğun cazibesi için “evrensel” bir kanıt: Humphrey Bogart. “Gangsterin kadını” tiplemesini aksesuar olmaktan çıkarıp kahramanlaştıran, kendine mahsus trajedisiyle donatan “harbî kadın”: Lauren Bacall. (Yoksa “dişi Bogart” mı?!) Beyazperdedeki Bogart ve Bacall imajları bunlar...
Friedrich Nietzsche - Cosima Wagner
Friedrich Nietzsche - Cosima Wagner
Joachim Köhler
Yirmibeş yaşındaki Friedrich Nietzsche 1869 Mayıs'ında Richard Wagner';in malikânesine ilk defa geldiğinde, ünlü besteciye en az kendisi kadar tutkulu bir hayranlıkla bağlı olan Cosima Wagner ile karşılaşır. Bu ortak tutku bir ilişkiye dönüşürken, genç felsefecinin üstada duyduğu hayranlık da zaman içinde, hem düşünsel hem duygusal anlamda onun yerini alma isteğine dönüşür.
John Lennon - Yoko Ono
John Lennon - Yoko Ono
James Woodall
Beraberlikleri yıllarca gündemden düşmeyen Lennon-Ono çifti 1966 yılının Kasım ayında Londra'nın avangard sanat galerisi Indica'da ilk defa biraraya geldiğinde, efsanevî grubu Beatles'ın beyni yirmialtı yaşındaki John Lennon kendi deyimiyle "İsa'dan bile daha popüler"di; daha sonraları Beatles hayranları tarafından grubun dağılmasından sorumlu tutulacak olan Japon asıllı otuz üç yaşındaki Yoko Ono ise sansasyonel çalışmalarıyla New York sanat çevrelerinin aranan isimlerindendi.
Isadora Duncan - Sergey Yesenin
Isadora Duncan - Sergey Yesenin
Carola Stern
Büyük Rus şiir geleneğini Ekim Devrimi'nin yenilikçi soluğuna bağlayan, kendisine "yeni Puşkin" denilen, "son köy ozanı" Sergey Yesenin ile modern dans sanatının kurucularından yaratıcı virtüöz Isadora Duncan'ın tutkulu aşkının hikâyesi.
Rosa Luxemburg -  Leo Jogiches
Rosa Luxemburg - Leo Jogiches
Maria Seidemann
Büyük bir deha, sosyalist düşüncenin dünya çapında bir kuramcısı ile sıkı bir "teşkilatçı"nın belalı aşkı... Kendini her şeyiyle aşkına adamaya hazır duygulu bir kadınla soğuk, hesaplı ama bir yandan da öldüresiye kıskanç bir adamın eziyetli beraberliği... Rosa ile Leo'nun trajik ilişkisinin arka planında, dünyanın -ve özellikle Avrupa'nın Orta ve Doğu'sunun- 19./20. yüzyıl dönümünde geçirdiği müthiş altüst oluş var; tabii bu süreçte sosyalist hareketin yaşadığı olağanüstü altüst oluş ve altüst ediş var!
Marilyn Monroe - Arthur Miller
Marilyn Monroe - Arthur Miller
Christa Maerker
Afet bir güzellikle bir büyük zihnin, "kafa"yla "vücudun" beraberliği... Hollywood'un pembe dünyasının ilâhesi ile, "Amerikan Düzeni"nin entelektüel bir muhalifinin aşkı... Ve aslına bakılırsa, bu kalıplara hiç mi hiç sığmayan bir trajedi! Hiç de sanıldığı gibi "aptal sarışın" olmayan, görünürdeki şaşaanın ardında yapayalnız bir kızla; özel ilişkilerinde pek de sanıldığı gibi "ince görünüşlü" olmadığı anlaşılan bir adamın, kırık -ve kırıcı- aşk hikâyesi.
Ingrid Bergman - Roberto Rosselini
Ingrid Bergman - Roberto Rosselini
Renate Möhrmann
1948 İlkbaharı'nda, Los Angeles'ta Roma Açık Şehir ve Paisà filmlerini seyreden Hollywood'un saflık ve doğal güzellik ilâhesi Ingrid Bergman, nihayet aradığı sanatsal üslûbu bulmuştur. Vakit geçirmeden yönetmen Roberto Rossellini'ye gönderilmek üzere, heyecan pırıltılarının kâğıda yansıdığı bir hayran mektubu yazar: "Sevgili Bay Rossellini, Roma Açık Şehir ve Paisà adlı filmlerinizi izledim ve çok beğendim.