Çağdaş Türkiye Edebiyatı

Haberci Çocuk Cinayetleri
Haberci Çocuk Cinayetleri
Perihan Mağden
Yılda taş çatlasa üç cinayetin işlendiği şehirde haberci çocuklar birbiri ardınca öldürülmektedir. Peki ama kim, neden, nasıl?.. Kahramanımız, bu sorulara cevap ararken Mösyü Jacob, Bay Kurtbilgini, Profesör Domanya, mutsuz güzel Esme gibi “tip”lere kulak verecektir ve... İnanılmaz tesadüflerle dolu düşsel bir polisiye, Türkçe’de örneğine pek rastlanmayan “mekansız-milliyetsiz” edebiyatın başarılı örneklerinden.
Herkes Aşağı İnsin/Orası Öyküleri 2
Herkes Aşağı İnsin/Orası Öyküleri 2
Ender Özkahraman
Aslında bu bir çizgi albüm değil. Balonlarda yer alan metinlere bakarsak bir anlamda öykü kitabı diyebiliriz. Ya da her biri kısa metrajlı filme konu olabilecek yoğunlukta onlarca ayrı öyküden oluşan, sahne planlarının titizlikle resmedildiği senaryo metinleri.
Ben Almanyalıyım
Ben Almanyalıyım
Alman Parlamentosu'ndaki İlk Türk Asıllı Milletvekili

Cem Özdemir
Onların hikâyesi 1960’larda başlamıştı. Önce evin erkekleri, sonra kadınlar, çocuklar göç etti. Artık ikinci vatanlarıydı “orası”. Aradan geçen 30 küsur yıl sonra, aileler genişledi, ilk yerleşenlerin çocukları doğma büyüme Almanyalı şimdi. Altmışlı yılların başında Almanya’ya göç başladığında kimse ortaya çıkacak sorunların bu kadar uzun süreceğini ve kalıcı olacağını tahmin etmemişti.
İpin Ucu
İpin Ucu
Vüs`at O. Bener
İpin Ucu, bütün eserlerini yayımladığımız Türkçe edebiyatın en özgün yazarlarından Vus’at O.Bener’in bir oyunu. 1980 Abdi İpekçi Ödüllü bu oyun, düşünsel özgürlük ile dünya-toplum düzeni içinde yaşama zorunluluğunun getirdiği tutsaklık arasında bir çırpınışın öyküsü; düşünsel yeteneği ile yaşamın gerçeğini ve anlamını belirlemeye çalışan bir insanın onurlu başkaldırısı.
Amerika
Amerika
Ömer Baytaş
Bir köy: Dünyanın Amerika olmayan, “Akdeniz olan” bölümündeki bir adanın ortasında... Bir köyün hayatı: Köylüler, kuzular, boğalar, çobanlar, dayak yiyen kadınlar, “peder”ler, keşişler; Dino Usta’nın ayırdığınca “din”sizler ve “dinsizler”... Değişim: Köye “Batı kültürü”nün gelişi, turistik tesis inşaatları, uluslararası ekonomik sisteme entegrasyon...Ama Denis’in Amerika’sı.
Son Kullanma Tarihi Geçmiş Aşklar
Son Kullanma Tarihi Geçmiş Aşklar
Ayda Erbal
Bazen bir fotoğraf karesine anca sığabilen küçük bir anın, bazen de koca bir dönemin öyküsü... Bazense bir resmin çağrıştırdığı imgeler... Ayda Erbal, İstanbul’dan New York’a, ‘40’ların Demokrat Partili’si Nasuhi Bey’den New York’ta bir fahişeye, değişik mekânlarda, değişik insanlarda küçük anların veya uzun dönemlerin izini sürüyor, imgelerin peşinde koşuyor.
Refakatçi
Refakatçi
Perihan Mağden
Kız çocuğu 12 yaşında, bir resim dehası olarak kabul ediliyor, büyük bir holdingin tek varisi... Kahramanımız, bir gemi yolculuğu boyunca bu çocuğun refakatçiliğini yapacaktır; para karşılığında tabii. Gemi hareket eder, “iş”le beraber gerilim ve oyun da başlar. Üstelik oyuna hesapta olmayan aktörler de katılır.
Öteki Renkler 1. Hamur
Öteki Renkler 1. Hamur
Orhan Pamuk
Öteki Renkler yazarın çocukluk anılarından mutluluk saatlerine, romanlarını nasıl yazdığından gezi notlarına, sevdiği yazarlar ve kitaplar hakkında eleştirilerinden kişisel itiraflarına, şikâyetlerine, siyasi öfkelerine, kültür ve gündelik hayat konusundaki heyecanlarına uzanıyor ve Orhan Pamuk’un yalnız romanda değil, düzyazıda da ne kadar usta olduğunu kanıtlıyor.
Kara Tren
Kara Tren
Vüs`at O. Bener
Bu küçücük kitap, Vüs’at O. Bener’in “özyaşamöyküsel” anlatı dizisinin, Trilogya’sının üçüncü kitabı. İlk iki kitap, Siyah-Beyaz ve Mızıkalı Yürüyüş idi. Kara Tren’de, diğer iki kitap gibi, kronolojik bir kurguya dayanmıyor, yazarın özyaşamöyküsünü tastamam faş etmiyor. Ama bir yandan da, doğrudan doğruya yaşam-öyküsünden, yaşamöyküsünün bu kitaba yansıyan kesitlerinden kaynaklanan bir çarpıcılık, bir özel kıyıcılık var, bu kitapta.
Mazi Cenneti 1
Mazi Cenneti 1
Taha Toros
Yeraldığı bütün meclislerde sohbetlerin ilgi odağı olan, sıkı sıkıya kavradığı çantasında hep günışığına çıkmamış birtakım belgeler saklayan, memleketimizin “şüera ve üdeba taifesinin” yaşantılarını en ince ayrıntılarına kadar bilen Taha Toros, yaşayan kuşakların sadece isimlerini hatırlayabildiği pek çok özgün simayı esprili diliyle karşımıza getiriyor.
Perende
Perende
Müge İplikçi
Perende bir ilk kitap, Müge İplikçi de genç bir yazar. Ama “durum” göründüğü gibi değil... Yazarımız, edebiyat dergilerinde yayımlanan öyküleriyle Haldun Taner Öykü Ödülü ve Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü kazanmış ve daha önce ustalığını kanıtlamıştı. Öykülerini biraraya getirdiği Perende’de, bir “hiçliği” anlatıyor, daha doğrusu onu tanımlamaya çalışıyor.
Anarşik Rehavet
Anarşik Rehavet
Mehmet Açar
Bugüne dek daha çok film eleştirmeni olarak tanınan Mehmet Açar, “gizli gizli” yazdığı, mütevazı edebiyat dergilerinde yayımlanan öykülerini bu kitapta topladı ve “kitaplı” bir yazar olarak ilk kez “vizyon”a giriyor. Açar’ın kitabında neler mi var?.. Aşk var, cinayet var, hayal var... Cressville: Hüsran gezegeninde bir falcılar kenti...
İstanbul'dan Çizgiler
İstanbul'dan Çizgiler
Orhan Kemal
İstanbul’dan Çizgiler, Orhan Kemal’in bibliyografyasında yer almayan tek kitabı, ve de basıldığını göremediği ilk kitabı; ayrıca ünlü yazarın yazdığı son kitabı. Bu kadar ilginç istatistiklere sahip bu şirin kitabı daha ilginç kılan başka bir özellik de, 1964 kışında yazılmaya başlanıp tam 5 yıl sonra, 1969’da bitmiş olması.
Selanik'ten İstanbul'a
Selanik'ten İstanbul'a
Bir Ömrün Hikâyesi

Reşat D. Tesal
En ilginç dönemlerde en ilginç yerlerde olmak... Kader’i ille de olumsuz anlamıyla almazsanız, Reşat D. Tesal’ın kaderi böyle çizilmiş; ömrü böyle geçmiş. Yüzyıl başlarında Selanik, küçük yaşta ve ateşin çok yakınında Birinci Dünya Savaşı, sonra Kurtuluş Savaşı’na biraz içeriden biraz dışarıdan bakış...İlginç bir hayat, ilginç bir hayat hikâyesi ve bu hikâyeyi tevazu’dan taviz vermeksizin aktaran bir üslûp, bir tavır: Selânik’ten İstanbul’a anı meraklılarının da, tarih meraklılarının da vakit ayırmalarına değecek bir kitap.
Buğuevi
Buğuevi
Özen Yula
Çağdaş Türkçe edebiyatın genç yazarlarından Özen Yula’nın ilk kitabı Öbür Dünya Bilgisi, İletişim Yayınları tarafından basılmıştı. Araya “Ay Tedirginliği”yle “Dünyanın Ortasında Bir Yer”i birleştiren Toplu Oyunlar I ve Kayıpkent Üçlemesi girdi; dördüncü kitap Buğuevi’yle Özen Yula İletişim’e dönmüş oldu.
Saçlarının Kardeş Kokusu
Saçlarının Kardeş Kokusu
Cezmi Ersöz
Artık herkesin gayet iyi tanıdığı Cezmi Ersöz üslubuyla, Cezmi Ersöz duyarlığıyla Cezmi Ersöz yazıları. “Paramparça olsa da kurtarılacak bir ruhu” titizlikle koruyan bir yazarın, o paramparçalıktan, hayatın içinden ve kıyısından yazılmış 26 yazısı. “İkimiz de derinden derine anlamıştık ki, ne denli yoğun duygularla saklanmış olursa olsun benzerler arasındaki aşk, bu çirkin, bu acımasız dünyayla karşılaştığında ışığı gören filmler gibi solar, kaybolur, anlamsızlaşır...”
Mızıkalı Yürüyüş
Mızıkalı Yürüyüş
Vüs`at O. Bener
Mızıkalı Yürüyüş, bir anı kitabı, bir “notlar” dizisi gibi de okunabilir. Ancak Bener’in kurgu ve dil ustalığı, -“günlük” bile kurgu ister- Mızıkalı Yürüyüş’ü bunun çok ötesine taşıyor. Kâh ölümü çoğaltanlar üzerine en acı, en somut anılar, kah insanlığın ömrünü sıfırlayacak zamanlar üzerine düşünceler: `Geçen pazar, 22 Ağustos 1993. Günleri somutlaştırma gereksemesini neden duyuyorum acep? Yaşandığına inandırmak için mi kendimi? Nice gün`ler geçip gitti gidecek, bir gün gün bile olmaktan çıkacak, öyleyse bu çabanın anlamı ne? Yok anlamı.`
Kızıltoprak Günlerim
Kızıltoprak Günlerim
Sinan Korle
Sinan Korle, uzun yıllar Birleşmiş Milletler’de görev yapmış bir diplomat. Korle, burada görev yaparken yaşadıklarını Camlı Sarayda 40 Yıl adı altında toplamıştı. Kızıltoprak Günleri’nde ise bir “kalem ehli”nin; resme, tiyatroya emek vermiş bir sanatseverin kaleminden bir zamanların Kızıltoprak’ını okuyacaksınız.
Son Yüzler
Son Yüzler
Cezmi Ersöz
Unuttuğumuz, belki de hiç tanımadığımız renkleri hayatın; yitip gitmek üzere olan insanlar, Son Yüzler... Ardında bıraktığı onca anıyla, bir tuvalet kapısında çıkar birisi karşımıza; biriyle Çiçek Pasajı’nda, akordeon sesleri arasında yüz yüze geliriz. Biri keman atölyesine sığınmıştır, biri şehir dışındaki karavanına. Onları görürüz de fark etmeyiz, fark ederiz de merak etmeyiz.
Pinhan
Pinhan
Elif Şafak
Elma ağacının dallarından Tekke’ye süzülen, sonra da “incili kuş” olup Osmanlı devrinin taht şehrine, hikâyesini aramaya giden bir dervişin, Pinhan’ın macerasını anlatıyor Elif Şafak... Pinhan hikâyesini ararken her an’a bir hikâye sığar. Osmanlı hayatının gerçekleriyle kâinatın gizemleri, kitaplar dolusu, mahalleler dolusu hikâye olur çıkar.
Aşk Meleğinin İşleri
Aşk Meleğinin İşleri
Zeynep Avcı
Bir sahil kasabasının çocuklarıyla bir büyük kent apartmanının yaşlılarına çok farklı öykülerde benzer bir insanlık hâlini yaşatan o meşhur meleğin izini süren öyküler, Zeynep Avcı’nın yazdıkları.
Kurabiye Saatinde
Kurabiye Saatinde
E. Emine
Masayalı anneyle Türk babanın Nikaragua’dan İstanbul’a gelen kızı, Amerika’da pazar arayan eski zaman tüccarları, “İsa’ya ait olma”yı seçip Kudüs’e kaçan bir İstanbul Yahudisi genç kız, Macaristan’a gidip dönmeyen ağabeyi, yurtdışından kesin ve “parlak” dönüş yapan Türkiye aydınları...
Ancak Bir Benzerim Öldürebilir Beni
Ancak Bir Benzerim Öldürebilir Beni
Cezmi Ersöz
Müslüm Gürses konserlerinin Gülhane’sinden garip bir savaşın Beyoğlu’suna; akşamüstleri isteksizce kapılarının arkasına geçilen evlerden “unutmak faşizmi”ne, hayat kadar geniş bir alanda ve O’nun bir yolda ansızın karşısına çıkacağını bekleyerek, söz’ünü söylüyor Cezmi Ersöz.
Annelik Oyunu Bitti
Annelik Oyunu Bitti
Cezmi Ersöz
Annelik Oyunu Bitti:.. Öykü mü, deneme mi, hayatın getirdikleri mi? Belki hepsi. Ama en önemlisi, kendi öyküsünü arayanlar, kendi öyküsünü yaşayarak yazmaya çalışanlar için bir kitap bu. Zaten, “kafalarını karıştıracak bir öykün yoksa yandın demektir”. Varsa? Kimbilir...